HaberBilgi.Net - Yaşama Dokunan Haberler - Online Haber

Türkiye’ye bor oyunu

Haberin Yazarı: admin | Haber, 12 Haz 2009 tarihinde yayına alındı. POLİTİKA kategorisi haberi

turkiye-bor-madeni1Dünya bor rezervlerinin yüzde 72’sine sahip olan Türkiye’de bor kavgası bitmiyor.

Türkiye bir bor ülkesi ama Türkiye’nin bu Bor madenini ne yaptığı hatta ne yapacağı hummalı bir tartışma konusu olarak hala ortada duruyor. ‘iyibilgi.com”un özel haberine göre yabancılar, Türkiye’nin bor madenlerine karşı tıpkı petrolde olduğu gibi yeni oyun ve senaryolar peşindeTürkiye dünya bor rezervlerinin yüzede 72’sine sahip. Ancak bu ‘tekel’ rakam bile Türkiye’deki rezervi net olarak tanımlamıyor. Zira tüm uzmanlara göre daha çok bor madeni bulunacak. ‘

Üstelik maden uzmanlarına göre bu rakamın çok daha stratejik bir başka boyutu daha var… Hesaplara göre Türkiye’nin bu rezervinin ömrü tam 400 yıl! Ama diğer ülkelerdeki rakamlar yerlerde sürünüyor., Örnek mi? ABD’nin bor rezervi 8 yıl sonra bitiyor! Üstelik ekonomik değil. Zira örneğin yine ABD, bor çıkarabilmek için yerin 400 metre altına inmek zorunda. Yani bol bol para ve zaman harcıyor. Türkiye ise neredeyse kürekle Bor çıkarabiliyor! Çünkü toprağın 30 metre altı bor!

Dahası Türkiye’de, Bursa, Balıkesir, Eskişehir ve Kütahya’da bu maden çıkarılıyor. Ama ülkenin geri kalan kesiminde neler olduğu bilinmiyor. Yani sadece dört şehrimizle dünya bor rezervlerinin en güçlü ülkesi durumundayız.

Kazan’da ne kadar Bor var?

Bundan kısa bir süre önce Kazan nahiyesinde bor bulunması ihtimali tartışılıyor. Uzmanlara göre bu bölgedeki veriler yerin altında bor olabileceğinin işaretlerini veriyor. Fakat işin üstüne gidilmesinde sorun var… Zira bu bölgede daha önce araştırmalar yapıldığı ve bir şey bulunmadığı söyleniyor. Konu inceleniyor ama bu sonuçları gösteren bir belgeye rastlanmıyor. Bunun üzerine yeni bir çalışmaya başlanıyor. Bu çalışmanın amacı Kazan’da ne kadar bor olabileceği üzerine… Ve inanılmaz sonuç. Bor var! Ama şaşırtıcı olan bu değil. Miktar inanılmaz… 600 milyar tonluk ‘Bor Tuzu’ bulunduğu tahmini yapılıyor. Bu tuzdan bor elde ediliyor.

Yabancılar: ‘Türkiye’de bor yok, tükenmiş!’

Türkiye’de bor madeni üzerine çalışmaları atalete sürükleyen en önemli belgeler yabancılara ait. Her zaman olduğu gibi Türkiye’nin kritik kaynaklarının bilgisi üzerine ‘incelikli’ çalışmaları yine yabancılar yapıyorlar. İlk ciddi çalışma ise daha borun öneminin ne tam bilindiği ne de bor kullanım yollarının bu denli ortaya çıkmadığı zamanda geliyor. 1968 yılında yabancıların hazırladığı bir rapor; ‘Türkiye’de bor yok, olanlar da tüketilmiş’ damgasını yiyor. Hani biraz var dense yine şaşırmayacağız ama dağ taş bor madeni doluyken, ‘yok’ demek açıkça husumet göstergesi. Bu hal diğer madenlerimiz konusunda da-özellikle petrol-şüphe duymamızı kolaylaştırıyor!

İşlerin daha sarpa sardığı nokta ise halihazırdaki dünya bor rezervlerinin kullanımının neredeyse bir-iki şirketin eline geçmiş/geçiyor olması. Burada yalnız bir örnek kafi olacak gibi. Örneğin Kazakistan da bir bor üreticisi ama kazak borunun tamamı tek bir şirket tarafından kapatılmış bulunuyor.

Bu da görmezden gelinebilir! Fakat borun yeni kullanım alanlarının tamamı ’stratejik’… Bu da bor için artık belgelerde kullanılmaya başlanan bir sözcük. Zira bor stratejik bir madde ve bunu sağlayan da ‘yeni kullanım’ alanları.

İşte kanıt… Son Irak savaşından sonra patlayan petrol fiyatları tüm dünyada özellikle ulaşım için yeni enerji kaynaklarına yönelik ilgiyi parlattı. Ve şu an insanoğlunun elinde bulunan en yakın kaynak hidrojen! Peki, dünyada üzerinde en çok Hidrojen tutabilen madde hangisi? Elbette cevap bor!

Dünyanın yeni yakıtı

Ama bugüne kadar ‘fütürist bir kurgu’ olarak söylenen bu önerme bor Belgeleri’ne göre gerçeğe dönüşmüş durumda. Açıkça borun ulaşımda kullanılması hali şöyle elle tutulur bir sonuç içeriyor. 30 galon (yaklaşık 110 lt) 750 kilometre yol gidilebiliyor. Türkiye’de 1 galon benzinin fiyatı 7,5 dolar seviyesinde. Oysa gerekli seri üretim imkanları tamamlandığında borun galon fiyatı 2,5 dolar olacak.

Şu gerçek tüm dünyada kabul ediliyor… Yakıt ihtiyacı Hidrojen’le karşılanmak zorunda! Ve Hidrojen varsa bor olacak!

Ancak borun enerji mucizeleri bununla da bitmiyor. Lap-Top’ların şarjlarında kullandığınızda bugün 2.5 saat ortalama çalışma süresi 12 saate çıkıyor. Bu kritik rakamları çoğaltmak fazlasıyla mümkün. Fiberglasların yüzde 15′iini bor olşturuyor ki, bu ürün denizcilikten havacılığa kadar bir çok alanda kullanılıyor.

Yine Türkiye’nin de çalışmalarına başladığı Nükleer Santrallerde önemli ölçüde kullanılıyor. Füzyon reaktörlerinde ‘yakıt olarak’ olarak kullanılması konusunda çalışmalar var.

İşte bu stratejik yeni bilgilerin hepsi Türk kurumlarının arşivlerinde bulunuyor. Tek farkı üzerinde ‘toz’ bulunmaması. Zire Türkiye bora yüklenme planını elden geçiriyor. Ancak zaman da aleyhimize işliyor. Borun için şimdi bir şeyler yapmanın zamanı. İlk önce yapılması gereken ise borun bulunması, çıkarılması ya da ihraç edilmesi değil. Bor ürünlerinin çıktığı toprakta, anavatanında üretilmesi.

Kütahya’nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulundu.

Kütahya’nın Emet ve Hisarcık ilçelerinde, Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün yaptığı sondaj çalışmalarına göre yaklaşık 1 milyar ton bor madeni rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.

Sanayide kullanılan ve çağın madeni olarak tanımlanan borun dünyadaki rezervinin yaklaşık yüzde 70′i Türkiye’de, bunun yüzde 70′i de Emet’te bulunuyor.

Bölgede bor madeninin varlığı, 1956 yılında, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğünde (MTA) görevli Alman Jeolog Dr. Gawlik tarafından ilçe merkezinin 4 kilometre kuzeyindeki Espey mevkisinde ve 12 kilometre güneyindeki Hisarcık ilçesinde tespit edildi.

Emet’teki bor sahaları, MTA tarafından 1958 yılında Etibank’a verildi.

Espey’deki sahaların bir bölümü özel şirketlerce, geri kalanı ise Etibank tarafından bir süre işletildi. İlk yıllarda yer altı işletmeciliği yapan bu kuruluşlar, daha sonra boru açık işletme sistemiyle çıkarmaya başladı. O yıllarda Hisarcık’taki sahalarda ise Etibank’a bağlı Emet Kolemanit İşletmesince açık ocak üretimi yapıldı.

İsmi Emet Bor İşletmesi olarak değiştirilen kurum, 1958 yılında resmen bor üretimine başladı.

Espey yakınındaki Killik mevkisinde 1957 yılında özel sektör kuruluşlarınca işletilen sahalar, 1979′da dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Deniz Baykal tarafından kamulaştırılarak, Emet Bor işletmesine devredildi.

Bölgedeki tüm maden ocakları 1990′da açık işletmeye dönüştürülerek, bor üretimine devam edildi.

BOR MADENİNİN KULLANIM ALANLARI

Bor mineralleri ve bileşikleri doğrudan kullanılamıyor, ancak sanayinin birçok dalında katkı maddesi olarak değerlendiriliyor.

Cam elyaf, optik ve teknik cam endüstrisi, sır ve emaye üretimi, boya ve diğer bazı kimyasalların yapımı, seramik, gübre, fotoğrafçılık, ilaç, deri, demir-çelik, kozmetik, sabun ve deterjan sanayisi, enerji sektörü ve nükleer uygulamalarda kullanılan bordan son yıllarda uzay araçlarının üzerlerinin kaplanması, ısı yalıtımı, pil, yanmaz kumaş, çelik yelek, askeri tank zırhları imalatında ve araç yakıtı olarak yararlanılıyor.

ABD’deki petrol kaynaklarının azalmasından sonra araç yakıtı olarak kullanılabileceğinin belirlenmesi, borun stratejik önemini artırdı.

Türkiye’nin ihraç kalemlerinden de biri olan bor, ABD, Japonya, Çin, Rusya, Avrupa Birliği (AB) ve Afrika ülkelerine gönderiliyor.

REZERV TESPİTİ VE BORLU ÇİMENTO ÜRETİMİ PROJESİ

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü yetkilileri, Emet ve Hisarcık’taki sahalarda yapılan sondajlara göre yaklaşık 1 milyar ton bor rezervi bulunduğunu saptadı.

Müdürlük tarafından rezerv tespiti için çalışmaların MTA Genel Müdürlüğü bünyesinde sürdürüldüğüne işaret eden yetkililer, sondajlara bu yıl da devam edileceğini kaydetti.

Emet Bor İşletmesinin yıllık bor üretimi ve satışının yaklaşık 200 bin ton olduğunu ifade eden yetkililer, bölgedeki bor madeninin ömrünü 5000 yıl olarak tahmin ettiklerini belirtti.

Yetkililer, işletmede 830 işçi ve memurun çalıştığını bildirerek, bor ve bor atıklarından çimento imalatında katkı malzemesi olarak kullanılması yönünde çalışmalara devam edildiğini anlattı.

Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürü Orhan Yılmaz tarafından başlatılan çalışmalar kapsamında teknik ekibin, dayanaklı çimento ve beton asfalt yapımı için gerçekleştirilen deneylerden olumlu sonuç alındığına dikkati çeken yetkililer, çimento üretimi için proje çalışmalarına ağırlık verdiklerini duyurdu.

BORİK ASİT FABRİKASI ZİNCİRİNE YENİ HALKA

Emet’te üretilen borun işlenmesi konusunda da önemli çalışmalar yapılıyor.

Bor madeninden elde edilen borik asit, daha önce Balıkesir’in Bandırma ilçesinde, Eti Maden İşletmelerinin tesislerinde üretiliyordu. Bu tesisin ekonomik ömrünü tamamlamasının ardından Emet’te 2002 yılında borik asit fabrikası kuruldu.

Yıllık 100 bin ton borik asit üretilen fabrika, yurt içi ve yurt dışından gelen talepleri karşılayamayınca Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından ikinci fabrikanın kurulmasına karar verildi.

Mevcut fabrikanın yanındaki alanda bu ay sonunda inşaatına başlanacak tesiste, yıllık 100 bin ton borik asit kapasitesiyle 2010 yılında üretime başlanması hedefleniyor.

Hollanda’nın Wageningen Üniversitesi ile Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi tarafından yürütülen bir çalışma, bor madeninin karaciğer yağlanmasını azalttığını ortaya koydu.

Selçuk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdullah Başoğlu, yaklaşık 1.5 yıl önce ”Borun Karaciğer Yağlanmasının Patolojik Mekanizmalarına Etkileri” konulu bir araştırma başlattıklarını söyledi.

Bir süre fakültede yürüttükleri projelerine, AB desteğinin sağlanmasının ardından Hollanda’nın Wageningen üniversitesinde devam ettiklerini anlatan Başoğlu, Hollanda’da 60 ”deney tavşanı” üzerinde yaptıkları araştırmada bazılarına boru tuz halinde (sodyum borat) verdiklerini belirterek, ”Sodyum boratı ağız yoluyla sıvı şekilde verdik. Tavşanların kilolarına göre farklı dozlarda bor tüketmesini sağladık. Hayvanlara 6 ay boyunca bor verildi. Elde edilen ilk bulgulara göre bor madeni karaciğer yağlanmasını azaltıyor. Bu çok önemli bir gelişme” dedi.
Daha önce süt inekleri üzerinde yaptığı bir araştırmada da borun karaciğer yağlanmasını azalttığı yolunda sonuca ulaştığını dile getiren Başoğlu, tavşanlar üzerindeki araştırmanın daha önemli olduğu çünkü bunun, insanlara adapte edilebileceğini söyledi

Başoğlu, araştırmanın borun insanlarda da karaciğer yağlanmasını azaltabileceğini ortaya koyduğunu belirterek, ”Dünya nüfusunun yüzde 13-33′ünde karaciğer yağlanması görüldüğü dikkate alındığında bor madeninin önemi daha net ortaya çıkıyor. Özellikle gelişmiş ülkelerde, düzensiz beslenme ve hareketsizlik yüzünden karaciğer yağlanması giderek artıyor” dedi.

Yapılan araştırmalara göre, toplam 1 milyar 176 milyon ton olan dünya bor madeni rezervinin 851 milyon tonu Türkiye’de bulunuyor.

Başka bir ifadeyle dünya bor rezervinin yüzde 72’sini Türkiye barındırıyor.

Petrolünüz orada ise `bor madenimiz` de burada

tümgazeteler.com – Can Aksın

Birkaç kez bu sütunlarda `bor madeni` ile ilgili yazı yazdım.
Bor madeninin `stratejik önemi`nden falan bahsettim. Çok ilgi çekti. Geçen gün Yurttaş 2001 Iletişim Grubu`ndan bir e mail aldım. İlginç bilgiler vardı. İnsan okuyunca gerçekten şaşırıyor. E mail `2000`li yıllar bizim olacak` diye başlıyor. Bir başka Anadolu Mucizesi`nin yaşandığı ve bor mineralinin iletişim çağının gözbebeği olduğu da vurgulanıyor.

Türkiye yaklaşık 2.5 milyar tonluk bor rezerviyle zengin bir ülkedir. Ham haldeyken tonu 400 dolar olan bor mineralinin değeri, işlenerek süper iletken hale dönüştüğünde kat be kat artacaktır. Bilim adamları, tahmin edilenden çok daha yüksek derecelerde bile, neredeyse hiç dirençle karşılaşmadan elektrik taşıyabilen metal bir bileşim tespit etti. Dünya bilim çevrelerini şaşırtan bu bileşimin, özellikle süper hızlı bilgisayarların üretiminde kullanılabileceği belirtildi. İşte bor minerali, burada bir kez daha önem kazanıyor. Çok daha hızlı bilgisayarların yapımında, oksijen içeren maddelerle çalışmanın zor olduğu yerlerde, magnezyum-bor bileşiminin kullanılmaya başlanacağı haberi üzerine, Nortwestern Üniversitesi`nden Profesör John Rowell; bilim adamlarının düşük sıcaklıklı maddeler üzerinde daha fazla çalıştığını hatırlatarak, bunların yerine magnezyum-bor bileşiminin kullanılmasının daha avantajlı olacağını söyledi.

Rowell`a göre magnezyum-bor yüksek ısıdaki iletkenliği sayesinde bilgisayar bileşenlerinin 4 kat daha hızlı çalışmasını sağlayabilir. Deterjan sanayiinden uzay teknolojisine kadar yüzlerce değişik alanda kullanılan bor minerali, petrol ve doğalgaz kadar büyük bir stratejik öneme sahip. 20. yüzyılda sınırların çizilmesinde temel unsur olan petrol, Ortadoğu için nasıl bir lütufsa, bor da Anadolu için bir lütuftur. Bir ton borun 400 dolar değerinde olduğu ve Türkiye`nin yaklaşık 2.5 milyar ton bora sahip olduğu göz önüne alındığında, bu emsalsiz cevherin Türkiye için ne derece büyük bir zenginlik kaynağı olduğu daha iyi anlaşılır. Toplam 1 trilyon dolardan fazla olan bu rakam, ülkemizin toplam 106 milyar dolar olan dış borcunun yaklaşık 10 katına denk değerdedir.

Amerikan uzay mekiği Challenger`in infilakinden geriye sadece Türk borlarından imal edilen kabin kesiminin kaldığı düşünülecek olursa borun uzay teknolojisi için ne denli hayati bir madde olduğu da anlaşılabilir. Tüm dünyayı kontrol etme gayretinde olan ABD`nin dünya bor rezervlerindeki payının sadece yüzde 13 olduğunu da düşünürsek, ABD-Türkiye ilişkilerinin seyrinde bor mineralinin çok önemli bir rol oynadığını rahatlıkla görebiliriz. Bor minerali, sanayide alternatifi olmayan, vazgeçilmez bir zenginlik. Dünyada bor minerali bakımından en zengin ülke ise Türkiye.

Ülkemiz dünya toplam bor rezervinin yüzde 70`ine sahip. Borun bir çeşidi olan tinkal, Eskişehir`in Kirka bölgesinde yoğun olarak bulunuyor. Kolemanit cevheri de, Kütahya-Emet, Balıkesir-Bigadiç ve Bursa-Kestel bölgelerinde yer alıyor. Türkiye`nin 1999 yılındaki tabii boratlar toptan ihracatı 121 milyon dolar olarak gerçekleşti. Türkiye 1999 yılında toplam 30 sanayileşmiş ülkeye bor ve kimyasalları ihraç etti. Bor madenlerinin ruhsat ve saha isletme hakları 01.10.1978 tarih ve 2172 sayı ve 10.06.1983 tarih ve 2840 sayılı kanunlar gereğince ETI Holding Anonim Şirketi`ne ait. Devletçe İşletilecek Madenler Hakkında Kanun ile, 2172 sayılı kanunun 2.maddesinde yer alan `bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır` ibaresi gereği bor sahaları ve bor türevleri işletmelerinin özelleştirilmesi mümkün değil.

ETI Holding`in aniden özelleştirme kapsamına alınması, bünyesinde bulunan yüksek kar marjlı bor isletmeleri nedeniyle,yurt dışından pek çok değişik çevrenin ilgisini çekti. Birer dev sanayi ülkesi olan batı dünyasının,sanayilerini ayakta tutabilmek için muhtaç oldukları bor madenine Türkiye`deki bor isletmelerinin özelleştirilmesi yoluyla ulaşabilmeleri ihtimalinin ortaya çıkması pekçok soruyu da beraberinde getirdi. Bor işletmelerinin, yurtdışından gelen baskılar sonucu özelleştirme kapsamına alındığı, yapılacak ihalenin kuralına uygun olmayacağına dair söylentiler de hala gündemdedir.

Yüzlerce bilim adamının `21.yüzyılın petrolü` diye tanımladığı ve uzay teknolojisinden, bilişim sektörüne, nükleer teknolojiden savaş sanayine kadar pek çok alanın vazgeçilmez hammaddesi durumuna gelen bor madeni ülkemizin ve çocuklarımızın geleceğidir… Üzerinde oturduğumuz bu zenginliğin stratejik ve ekonomik öneminin farkına varmamız, bugünümüzü ve yarınımızı daha iyi değerlendirmemizi sağlayacaktır.

Ülkemizin ve bor madenlerinin geleceğine sahip çıkmamız kendi geleceğimize sahip çıkmamız demektir. Ham haldeki değeri yaklaşık 1 trilyon dolar olan ve işlendiği zaman değeri 6-7 trilyon dolara ulasan bor rezervlerimiz bir kaç milyar dolara elimizden alınmak istenmektedir. Uyanık olmakta yarar vardır.

YORUM YAPIN

GÜNCEL HABERLER

© 2010 HaberBilgi.Net | Online Güncel Haber. Haberler, haber kaynaklarından alınarak hazırlanmıştır. - BTY Production | Webmaster | Tolgahan