Taraf gazetesinde yayımlanan belgeyle ilgili, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ‘TSK’nın bazı mensuplarının karıştığı bir hazırlık var ise bunun cezai yaptırımının yanında, idari yaptırımı da olmalıdır’ diye açıklamada bulundu.
CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Deniz Baykal başkanlığında toplandı. Alınan bilgiye göre, Baykal, Taraf gazetesinde yer alan belgeyle ilgili değerlendirmede bulundu. BAYKAL, ‘TSK’nın bazı mensuplarının karıştığı bir hazırlık var ise bunun cezai yaptırımının yanında, idari yaptırımı da olmalıdır ‘ dedi. Baykal, “İddianın sahibi belgenin orijinalini ortaya koysun” diye konuştu. Baykal ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a istifa çağrısı yapmadığını da söyledi.
CHP lideri Baykal, Cumhurbaşkanı Gül tarafından onaylanan mayınlı arazi yasa tasarısıyla ilgili olarak ise “Keşke Cumhurbaşkanı ezberi bozabilseydi. Köşk onayladı diye yanlış dayatılamaz. Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunacağız” şeklinde konuştu.
Süleyman Demirel ne söyledi ;
9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Taraf Gazetesinde yer alan iddiaya ilişkin ‘Bu uydurma bir şey ise söylenen lafların hepsi boşa gider, belge ise herkesin söyleyeceği vardır, benim de var’ dedi.
İstanbul’da düzenlenen, ‘Dünyadaki Değişimler Işığında Avrasya Nereye Gidiyor’ konulu panele katılmak üzere Atatürk Havalimanı’na gelen Demirel, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Demirel, bir gazetecinin, ‘Taraf Gazetesinde yer alan iddiaya’ ilişkin sorusuna ‘Henüz böyle bir belge var mı, yok mu belli değil. Orta yerde böyle bir kağıt var. Bu kağıt bir belge mi, değil mi bu ortaya çıksın bakalım. Yani bu uydurma bir şey ise söylenen lafların hepsi boşa gider, belge ise herkesin söyleyeceği vardır, benim de var’ cevabını verdi.
Demirel, ‘Son zamanlarda çok miktarda bu tür belge ortaya çıkıyor, bunlardan bazılarının da sahte olduğu anlaşıldı, bu neyin göstergesidir?’ sorusu üzerine de ‘Bu eşyanın tabiatının göstergesidir. Bu çeşit gizli saklı işler olunca böyle olur. Yani bunlar açık ve aleni konuşulan şeyler olmadığı için böyle olur’ diye konuştu.
Süleyman Demirel, ‘Bu durumun nasıl önleneceğinin’ sorulması üzerine de ‘Açık rejim bunun tek çaresidir’ dedi.
Org. Başbuğ Başbakan Berişa ile görüştü
Sali Berişa, görüşme sırasında, Arnavutluk Silahlı Kuvvetleri’nin modernizasyonu çalışmalarında Türkiye’nin yaptığı yardımlar için İlker Başbuğ’a teşekkür etti.
İki ülke arasında askeri alandaki işbirliğiyle bölgedeki son gelişmelerin değerlendirildiği görüşmeden sonra bir açıklama yapan Başbuğ, Arnavutluk’un özellikle son yıllarda kaydettiği olumlu gelişmeleri takdirle izlediğini söyledi. Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri ile Arnavutluk Silahlı Kuvvetleri arasında işbirliğinin daha da geliştirilmesi için çaba sarfedileceğini bildirdi.
darbe hakkında
vikipedia ne diyor ; Askeri darbe, Hükümet darbesi ya da kısaca Darbe, devletin emrindeki resmi askerî kurumlara mensup kişi ya da kişilerin ani olarak anayasal olmayan yollarla mevcut hükûmeti devirmesi ve iktidara el koymasıdır. Yönetim biçimine yöneltilen radikal değişiklikleri önlemek amacıyla her zaman olmasa da çoğunlukla tanımı gereği şiddet içerir. Geniş halk kitlelerinin desteği olmadan yapılması ve köklü bir değişim hareketi olmaması sebebiyle devrimden ayrılır.
Teknik olarak darbeciler genellikle ordunun yapacakları eyleme karşı tarafsız kalmasını fırsat bilerek iktidarı ele geçirir, lideri devirir, radyoların ve televizyonların vb. iletişim kanallarının işgal edilmesi gibi hükûmet daireleri üzerinde bir otorite kurarlar, elektrik santrallerinin ele geçirilmesi gibi temel altyapı tesislerini ele geçirirler. Askerî darbeler 20. yüzyılda yaygın biçimde Latin Amerika’da Arjantin,Şili, Asya’da Birmanya, Afrika’da ve Avrupa’da Yunanistan, Türkiye gibi özellikle gelişmekte olan ülkelerde gözlenmiştir. Hükûmetlerin, ekonomik ve sosyal sorunları çözmekte başarısız oldukları iddiası, cuntacılar tarafından askeri darbelerin başlıca sebebi olarak gösterilmektedir.
Askeri darbeler aynı zamanda güçlü devletlerin zayıf devletler üzerindeki emellerini gerçekleştirebilmeleri için tercih edilen bir yol olarak da karşımıza çıkar. Örneğin CIA’in Şili darbesine destek vermesi gibi. Ayrıca, NATO’nun askerî kanadından 1974′te çıkan Yunanistan’ın, karşılığında Türkiye’ye hiçbir taviz verilmeden 1981′de veto edilmeden tekrar NATO’ya kabulü de ancak 12 Eylül 1980 darbesinden sonra mümkün olabilmiştir.




